İstanbul Yıldız Sarayı’na Panoramik Bakış

Beşiktaş semtinin Yıldız tepesinde yer almakta olan Yıldız Sarayı’nın geçmişi Kanuni Sultan Süleyman’a kadar gitmektedir.Kanuni Sultan Süleyman döneminden itibaren padişahlar tarafından av sahası olarak kullanılan ve Hazine-i Hassa’ya kayıtlı bu araziye ilk kasrı Sultan I. Ahmed yaptırmıştır. 18. Yüzyıl sonunda Sultan III. Selim, Validesi Mihrişah Sultan için Yıldız Kasrı’nı, babası için de bir çeşme yaptırmıştır. […]

İstanbul Dolmabahçe Sarayı

Osmanlı Devleti’nin modernleşen yüzünün ikonik eseridir Dolmabahçe Sarayı… Antik dönemlerde gemilerin demirlediği bir koy iken saltanatın gözde ikametgâhı hâline gelen Dolmabahçe, yüzyılların hafızasını ve Boğaziçi’nin sularının duru görkemini taşıyor.17. yüzyıldan 18. yüzyıl sonlarına kadar genişleyen ve dönüşen yapılara ev sahipliği yapan Beşiktaş Sahil Sarayı, III. Selim Dönemi’ne girilirken saltanatın yönetim merkezi olan Topkapı Sarayı’ndan sonra […]

Beşiktaş’ta Osmanlı Sarayları

İstanbul’da gezip, görme şansına eriştiğim Saray, kasır ve köşkler Osmanlı İmparatorluğunun özgün tarihçesini ve mimarisini ortaya koyan mekânlar olarak karşıma çıktı. Bu mekânları gezdikçe tarih kitaplarında bulunmayan ve oldukça ilginç bilgi ve hikâyelerle karşılaştım. Osmanlı Tarihi’ne de farklı bir gözle bakmaya başladım. Dolmabahçe Sarayı ve Yıldız Sarayı ile eklentilerinin hikâyesinin biraz da Beşiktaş İlçesi’nin hikâyesi olduğunu […]

İstanbul Boğazı Turu 4

İstanbul Boğazı deyince, ilk akla Asya ve Avrupa kıtalarını birleştiren inci gerdanlıkları köprülerinin yanı sıra sırtlarını korulara, ayaklarını denize uzatmış, bahçeleri adeta cenneti andıran yalılarıdır. Farklı dönemleri ve farklı mimari anlayışları temsil eden yaklaşık 600 yalıdan günümüze kadar aslını koruyabilen 150 kalmış durumda. Denize uzanan cumbalardan balık tutulur, odanın halısı kaldırılıp, yerdeki ahşap kapak açılınca, […]

İstanbul Boğazı Turu 3

İstanbul Boğazı deyince, ilk akla Asya ve Avrupa kıtalarını birleştiren inci gerdanlıkları olan asma köprülerinin yanı sıra sırtlarını korulara, ayaklarını denize uzatmış, bahçeleri adeta cenneti andıran yalılarıdır. Farklı dönemleri ve farklı mimari anlayışları temsil eden yaklaşık 600 yalıdan günümüze kadar aslını koruyabilen 150 yalı kalmış durumda. Denize uzanan cumbalardan balık tutulur, odanın halısı kaldırılıp, yerdeki […]

İstanbul Boğazı Turu 2

Kuşkusuz, üç imparatorluğa 1600 yıl başkentlik yapmış, İstanbul gibi çok özel bir şehre sahip olduğumuz için oldukça şanslıyız. Her şeyden önce Roma ve İstanbul, tepeleriyle bile, ikiz kardeştirler. İstanbul, Konstantinopolis olarak, Doğu Roma’dır. Şehri bu denli özel kılan öğelerden bir tanesi de kesinlikle İstanbul’un o eşsiz Boğaziçi ve iki yakasında sıralanan muhteşem yalıları. Şehrin simgesi olarak […]

Golden Horn Haliç ve Galata Köprüsü

Dünyanın Golden Horn ya da Altın Boynuz olarak bildiği Haliç, bir büyük akarsu gibi menderesler çizer. Girintileri ve çıkıntıları,  küçük koyları ve burunlarıyla bir uçtan bir uca sekiz kilometrelik bir uzunluğa sahip bir suyolu olarak karşımıza çıkar. Haliç’e akan iki tatlı sudan batıdaki Alibey, doğudaki Kağıthane deresi olarak adlandırılmıştır. İstanbul’un tarihi boyunca, Altın Boynuz olarak […]

İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesi

Arkeoloji Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk Müzesi olmak üzere, İstanbul Arkeoloji Müzeleri üç ana birimden oluşan bir müzeler kompleksidir. Türkiye’nin ilk müzesi olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin koleksiyonlarında imparatorluk topraklarından getirilen, çeşitli kültürlere ait bir milyona yakın eser bulunmaktadır. Eski Şark Eserleri Müzesi binası, ünlü ressam ve arkeolog Osman Hamdi Bey tarafından 1883 […]

İstanbul Sultanahmet Camii

Türk ve İslam dünyasının en ünlü anıtlarından birisi olarak bilinen Sultanahmet Camisi; İstanbul’a gelen yerli ve yabancı turistlerin ziyaret programlarına aldıkları en önemli anıtlardan biridir. Gerek Hristiyan dünyasında gerekse Müslümanların dünyasında yer alan Semai dinlerin hamiliğini üstlenen imparatorlar, padişahlar ve sultanlar; Tanrıya ulaşmanın ve inancının en iyi biçimde ifade edebilmenin yolu olarak, bir benzeri daha […]

İstanbul’un Ticari Kalbi Eminönü

Eminönü Meydanı güvercinleriyle, işportacılarıyla iç göç filmlerinin ve kan davalarından İstanbul’a kaçan taşralıların öykülerini işleyen filmlerin ana mekânıydı bir zamanlar. Ben de Yeni Cami önündeki güvercinleriyle ve Haliç kıyısında balık ekmek satanlarıyla tanımıştım Eminönü meydanını. Anadolu’dan İstanbul’a ilk defa gelenler, kenti önce Harem iskelesi ya da Haydarpaşa İstasyonu’ndan görmektedir. İkinci durak hemen her zaman Eminönü […]

Haydarpaşa Garı İstanbul

Köyden kente göçün sembolü haline gelen Haydarpaşa Garı, otobanların hayatımıza henüz girmediği 1950-1960’lı yıllarda gurbetçilerin Anadolu’dan İstanbul’a varış noktasıydı. Sıralanmış peronlar onlarca yıldır coşkulu kavuşmalara sahne olduğu gibi, sessiz ayrılıklara ve hayallerin yıkılmasına da tanıklık etmiştir. Benim için de coşkulu bir kavuşma sağlamıştı Haydarpaşa Garı. 1961 yılında, Çapa Öğretmen Okulu Müzik Semineri bölümüne başlangıç noktası […]

İstanbul Sirkeci Garı

Gar binaları arasında önemli bir yere sahip olan ve yapıldığı dönemde çok ses getiren Sirkeci Garı, Doğunun Avrupa’ya Avrupa’nın ise Doğuya açılan kapısıdır. Tamamlandıktan sonra, Orta Avrupa’da yapılan gar projelerini çizenlerin de stilinden etkilendiği Sirkeci Garı,’nın temeli 1888’de atılmış, 1890 yılında tamamlanmıştı. Görkemli gar binasının mimarı Alman Mimar ve Mühendis A.Jasmund’du. Berlin Üniversitesi mezunu olan […]

Osmanlı’da Üsküdar Kadılığı

Dersaadet olarak da isimlendirilen İstanbul, 19.yüzyılıın ortalarına kadar Kadılar tarafından yönetilen dört ayrı bölüme ayrılmıştı. Osmanlı Devleti’nde Kadılık; kaza adı verilen yerleşim yerlerine belli bir süre için merkezi yönetim tarafından atamış, görev bölgesindeki şer’i ve idari yargıdan tek başına sorumlu olan ayrıca mülki idare amiri, yerel yönetici ve emniyet müdürlüğü görevlerini yerine getiren bir kamu görevlisiydi. […]

Osmanlı’da Eyüp Kadılığı

Dersaadet olarak da isimlendirilen İstanbul, 19.yüzyılıın ortalarına kadar Kadılar tarafından yönetilen dört ayrı bölüme ayrılmıştı. Osmanlı Devleti’nde Kadılık; kaza adı verilen yerleşim yerlerine belli bir süre için merkezi yönetim tarafından atamış, görev bölgesindeki şer’i ve idari yargıdan tek başına sorumlu olan ayrıca mülki idare amiri, yerel yönetici ve emniyet müdürlüğü görevlerini yerine getiren bir kamu görevlisiydi. […]

Osmanlı’nın Gül Bahçesi Gülhane

İstanbul Gülhane Parkı, Topkapı Sarayı’nın Gül bahçesiydi aslında. Padişahlara ait saray, kasır ve köşklerinde ‘’Hasbahçe’’ olarak anılanların en görkemlisi olarak düzenlenmişti. Topkapı Sarayı’nda Sofa-i Hümayun olarak bilinmekte olan dördüncü avlusunda köşkler ve ana yerleşim binaları tepenin üstünde, bahçeler ise eteklerde yer alırdı. Gül bahçesi bunlardan biriydi. Haliç, Sarayburnu ve Marmara Denizi kıyılarına kadar uzanmaktaydı. Bahçedeki eğim […]

Konstantinopolis İmparatorluk Yolu ve Altın Kapı

24 Mart 1962 Cumartesi, öğleden sonra… Yedi ay önce geldiğim kadim İstanbul’la bütünleşmek istiyorum. Zamanda 1600 yıl geriye giderek, üç yıl eğitim görme fırsatını yarattığım bu kenti Konstantinopolis’i tanımadan bütünleşemezdim… Bu kez İmparatorluk Yolu ile Konstantinopolis’e giriş yapılan, Zafer Takı olarak da bilinen Altın Kapı’dan söz etmek istiyorum. Konstantin Roma İmparatorluğu’nun başkentini bu kente taşıyarak, […]

Konstantinopolis Forumları

25 Mart 1962 Pazar, Çapa… Dün, Yeni Roma İmparatorluk Yolu’nun bir bölümünü oluşturan Divanyolu, Yeniçeriler ve Ordu Caddeleri üzerinde dolaşarak, tarihte 1600 yıl geriye, Konstantinopolis’e kadar hayali bir yolculuk yapmıştım. Akşam yemeğinden sonra çinileriyle ünlü okul kütüphanesine inerek Roma, Doğu ve Batı Roma tarihleriyle ilgili oldukça ayrıntılı bir araştırma yaptım. İstanbul Doğu Roma’dır, bir başka […]

Konstantin’in Şehri Konstantinopolis

24 Mart 1962 Pazar, öğleden sonra… 1848 yılından bu yana dimdik ayakta duran İstanbul Çapa Öğretmen Okulu’ndan Millet Caddesi’ne her çıkışımda geri dönerek bu anıtsal yapıyı bir kez daha hayranlıkla seyrederim. Gözalıcı çinileri, mermerden giriş merdivenleri ve devasa kapısından sonra yaldızlı Venedik Aynaları ve kırmızı halılarıyla benim sarayımdı bu anıtsal yapı… Sarayımızdan çıkarak kendimizi bulduğumuz […]

İstanbul Arkadyos Forumu ve Hürrem Sultan

24 Mart 1962 Cumartesi, İstanbul… Göz alıcı çinileri, mermer merdivenleri, devasa boyutlardaki giriş kapısı, yüksek tavanları, bu yüksekliğe uyum sağlayan Venedik aynaları ve kırmızı halılarıyla bir saray yavrusundan farksızdı tarihi Çapa Öğretmen Okulu… Sımsıcak yuvamız olmuştu, hayatımıza mutluluk katmıştı. Geriye dönüp bakıyorum. Eylül 1961’de girmiştim mermer merdivenlerini tırmandıktan sonra çinileriyle ünlü devasa kapısından okul idaresine […]

İstanbul Yerebatan Sarnıcı

Aç gözlü vahşi kapitalistlerin dünyada bir eşi daha bulunmayan İstanbul’u nasıl cehenneme çevirdiğini görerek yaşadığımız günlerde zamanlaması doğru bir filmdi Dan Brown’un aynı adlı romanından uyarlanan ‘’Cehennem’’.  Floransa’da başlayan Cehennem filmi, Venedik’te devam ediyor ve İstanbul Yerebatan Sarnıcı’nda bitiyordu. Filmdeki gizemli bir şifrenin çözüldüğü yerdi Yerebatan Sarnıcı Tüm dünyanın izlediği bir Hollywood yapımında İstanbul’u görmek […]